Episode Description
Tülay Akgün, ebe ve hemşire; UMKEDER Denetim Kurulu Asil Üyeleri’nden, yıllardır afet alanında çalışan, uluslararası görevlerde ekip yöneticiliği yapmış bir isim. Klinik Psikolog Gülşah Sütlüoğlu’nun gerçekleştirdiği bu söyleşide, Tülay Akgün; afetlerde öğrenmenin çoğu zaman sahada, problem çözerek ve mücadele ederek gerçekleştiğini söylüyor. Ancak bu öğrenmenin bedelinin ağır olduğunu da ekliyor. Bu yüzden gönüllü olmanın, neye talip olduğunu bilerek yola çıkmak anlamına geldiğini vurguluyor.
Tülay Akgün’e göre afet çalışması sahaya varmadan önce başlıyor. Yolda ekip olarak tüm süreci zihinsel olarak kurduklarını, kiminle ve nasıl çalışacaklarını planladıklarını anlatıyor. Çünkü sahada sadece kendi ekibinle değil, pek çok farklı ekiple birlikte çalışıyorsun. Bu yüzden hem kendi ekibini hem de diğer ekipleri tanımak kritik. Tatbikatların bu noktada belirleyici olduğunu, kimin nerede güçlü ya da zorlandığını önceden bilmenin sahada hayat kurtardığını söylüyor.
Sahada her şeyi herkesin yapamayacağını ama herkesin bütünün bir parçası olabileceğini hatırlatıyor. Zorlanan bir ekip arkadaşını durdurabilmenin, gerektiğinde geri çekilmenin ve görevi devretmenin de işin bir parçası olduğunu vurguluyor. Adrenalini doğru yönetmenin, hem sahada hem de sonrasında kendine bakmanın önemine dikkat çekiyor.
“Biz kahraman değiliz,” diyor Tülay Akgün. “Amatör ruhunu koruyan profesyonelleriz.” Ona göre afet yönetimi, doğru temas kurabilme meselesi. Ve bu iş, “elimizden geleni yapmak” değil, gerçekten “gerekeni yapmak.”
Çizmeliler Podcast’inin bu bölümü, Afet Psikolojisi Platformu Derneği ve Türk Japon Vakfı işbirliği ile düzenlenen 1. Uluslararası Afet Psikolojisi Çalıştayı kapsamında Türk-Japon Vakfı Kültür Merkezi’nde (Ankara) kaydedilmiştir.